SIKÇA SORULAN SORULAR

Marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dâhil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.

Marka tescil başvuruları Türk Patent Enstitüsüne yapılmaktadır.

Marka tescilleri 10 yıl geçerli olup, onar yıllık dönemler halinde yenilenebilir.

Marka tescilleri başvuru yapıldıktan sonra 4-12 ay içerisinde çıkmaktadır.

Sayısız marka tescil işlemli yapılmaktadır.

Başvurunuzun Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylaması ile koruma süreciniz başlamaktadır.

Marka tescilleri hangi ülkede yapılmışsa, o ülkede geçerlidir. Geçerli olmasını istediğiniz ülkelerin ulusal ofislerine başvuru yapabilirsiniz.

Başvurunuzun Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylaması ile koruma süreciniz başlamaktadır.

Markanızı belirtilen sürece içinde yenilenmemiş olması ve ya marka sahibinin hakkından vazgeçmesi durumunda sona ermektedir.

Başka bazı ülkelerde markanın kullanıldığının enstitüye tebliği gerekirken Türkiye’de böyle bir uygulama yoktur. Tescilli bir marka tescil edildiği mal ve hizmet konularında beş yıl süre ile kullanılmazsa üçüncü şahısların markanın iptali için dava açma hakkı doğacaktır. Böyle durumlarda markanın kullanılmadığının iptal davasını açan tarafından bilirkişi incelemesi istenerek ya da başka bir yol ile ispatı gerekir.

Tüm dünyaya yayılmış herkesçe bilinen (örneğin; Coca Cola, Nike, Adidas, vs.) markalara dünya markası demekteyiz. Fakat bu kanunun belirlediği bir terim değil halk ağzında söylenegelen bir sözdür. Genel anlamda tesciller ülkeseldir ve dünya markası olarak tanımladığımız markaların da diğerleri gibi ülkemizde tescil başvurusu yaptıkları enstitü kaynaklarına bakılarak görülebilir. Bunun yanı sıra ülke çapında tanınmış olmanın getirdiği bir hakta yok değildir. Çalıştığı sektör dışında genel halk ve tüm diğer sektörlerde tanınmışlık kazanmış markalar için oluşturulmuş ve bunların tanınmışlıklarından haksız olarak faydalanmayı önlemek amaçlı bir “MEŞHUR MARKALAR LİSTESİ” vardır. İlgili listeyi incelediğimizde göreceğimiz markalar tescil edildikleri sınıflara bakılmaksızın tüm sınıflarda sahiplerini hak sahibi haline getirmiştir. Bu anlamda örneğin Coca Cola markası tescilli olmadığı enstitü kayıtlarında görülse dahi sözgelimi kırtasiyecilik ürünlerinde tescil edilemez.

Bir marka ancak Türkiye’de Türk Patent Enstitüsü’ne yapılacak tescil başvurusu ile sahibini Türkiye’de de hak sahibi yapar.

Markaların diğer ülkelerde tescilini kolaylaştırmak ve bir başvuru ile birden çok ülkede tescil imkanı oluşturmak amacıyla oluşturulmuş olan ve temelini 1891 tarihli Madrid Anlaşması ve 1989 tarihli Madrid Protokolü’nden alan sistemdir. Protokole göre Türkiye’de tescilli olan veya tescil başvurusu yapılmış marka; tescilli olduğu sınıflardan birinde veya tamamında olmak kaydıyla Madrid Protokolü’ne üye ülkelerde Türk Patent Enstitüsü’ne başvurularak tescil edilebilir. Üye ülkeler listesi için tıklayınız.

Kanun Hükmünde Kararnamenin marka tanımına bakıldığında “…bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla…” ibaresi görülür. Buradan ancak müteşebbislerin marka sahibi olabileceği sonucu anlaşılır. Şahıslar ancak vergi sicil kaydı sahibi olmak ve ticari faaliyette bulunmak suretiyle marka tesciline müracaat edebilirler.

Marka tescillerinde ortak bir ifade şekli oluşturmak amacıyla 1957 yılında “Marka Tescilinde Malların ve Hizmetlerin Uluslar arası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşması” imzalanmıştır. Buna göre mallar ve hizmetler sınıflara bölünmüş ve anlaşmayı kabul etmiş tüm ülkelerde aynı sınıf numaraları aynı meslek gruplarını ifade eder hale gelmiştir. Şu anda mal ve hizmet sınıfları 45 maddeden oluşmaktadır. Bunların ilk 34 sınıfı ürünleri kalan 11 sınıf ise hizmetleri belirlemektedir. Mal ve hizmet sınıfları tebliği için tıklayınız.

Marka işlemleri normal şartlar altında oniki – ondört ayda tamamlanır. Tescile itiraz yada enstitü kararına itiraz durumlarında bu süre beş sekiz ay arasında uzayabilir.

Türk Patent Enstitüsünün çeşitli illerde irtibat büroları olmakla birlikte tüm tescil işlemleri Ankara’da yürütülmekte ve başvuruların tamamı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Necatibey Cad. No:49 Kızılay Ankara adresine yapılmaktadır.

Tanınmışlık düzeyi kendi meslek grubunu aşmış ve genel halk nezdinde bilinir hale gelmiş, başkaları tarafından başka meslek sınıflarında tescil edilmesi durumunda halkı yanıltıcı sonuçlara sebep olabilecek markalar için düzenlenmiş meşhur marka uygulamasıdır. Buna göre tanınmış marka sahipleri genel tanınmışlıklarını ispat etmek suretiyle bu hakkı almışlardır. Meşhur Markalar Listesi için tıklayınız.

Madde 62 – Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden, aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

  1. a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
  2. b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
  3. c) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi,
  4. d) (c)bendi uyarınca el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması; (Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.)
  5. e) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası talebi,

f) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması.

Bir marka bir meslek sınıfında sadece bir kez tescil edilebilir.aynı işi yapan iki firmanın aynı markaya ayrı ayrı sahip olması durumu söz konusu değildir. Fakat bir markanın meşhur marka olması durumu müstesna olmak kaydıyla farklı meslek sınıflarında tescil edilmesinin önünde bir engel yoktur. Örneğin konfeksiyon ürünlerinde (25.01 ) tescilli bir marka eğer meşhur marka değilse sanayi kimyasallarında (01.01) aynı firma yada başka firmalar tarafından tescil edilebilir.

*.tr uzantılı domain name satın almak için kullanılacak isim eğer firmanın ticaret sicilindeki kayıtlı olduğu ünvanından alınmış değilse tescilli olması yada tescile müracaat edilmiş olması şartı aranmaktadır. Fakat buradan markanın tescilli olmasının mutlak olarak domain name alınabileceği sonucunu çıkarmamak gerekir. Marka tescili için bakılan liste ile domain name alımı için bakılan liste birbirinden farklıdır.

Bir marka tescili on yıl için verilir. On yıllık süre sonunda eğer yenilenmezse marka hakkı sona erer. Fakat iki yıl süre ile marka sahibinin öncelikli başvuru hakkı devam edecektir. Böyle bir durumda eğer başka biri tarafından aynı marka için tescil başvurusu yapılmış ise markanın eski sahibi itiraz ederek bu başvurunun reddini talep edebilir.

Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir. Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de markayı kullanamaz.

Bir markanın tescilli olup olmadığı tescilli markalar ve meşhur markalar arasında yapılacak araştırma ile anlaşılır. İki şekilde araştırma yapılabilir: Türk Patent Enstitüsü kayıtlarında resmi araştırma, yada yayınlanmış ve tescili kesinleşmiş markalar listesinde araştırma. Bir marka başvurusundan önce enstitü kayıtlarında yapılacak resmi araştırma bir yılı aşabilen tescil sürecinde olası riskleri en aza indirecektir. Marka araştırma için tıklayınız.

Tesciller genel olarak ülkesel olduklarından başka bir ülkede alınmış tescil Türkiye’yi etkilemeyecektir. Bunun tersi olarak Türkiye’de alınmış bir marka tescili de başka bir ülkede (Rüçhan Hakkı saklı kalmak kaydıyla) koruma sağlamaz. Bu sebeple bir firma çalıştığı yada kısa sürede çalışmayı planladığı tüm diğer ülkelerde markasını tescil ettirmelidir.

Paris Sözleşmesine dahil ülkelerden birine mensup veya bu ülkelerden birine mensup olmamakla birlikte onlardan birinde ikametgahı veya işler durumda bir ticari müessesesi bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bu ülkelerin herhangi birinde yetkili mercilere bir markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren, altı ay süreyle aynı marka için tescil belgesi almak üzere Paris Sözleşmesine üye başka bir ülkede başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Belirtilen süre içinde, rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren, üçüncü kişiler tarafından yapılacak rüçhan hakkına konu olan tescil başvurusunun mal veya hizmetler itibarıyla kapsamındaki başvurular ve bunlar adına yapılacak marka tescilleri hüküm ifade etmez.

Marka tescilinin on yıllık süresinin bitimine altı ay kala ve bu sürenin bitiminden itibaren altı ay süre ile ilk altı ay için normal ücretli ve son altı ay için cezalı olarak yenileme yapılarak marka hakkının bir on yıl daha devamı sağlanır. Bu süreler aşılırsa marka hakkı son bulur ve marka isteyen başvuru sahiplerinin başvurusuna açık hale gelir.

Bir başkasının marka hakkına tecavüz edenler hakkında aşağıdaki müeyyideler uygulanabilir.

70 Milyar ile 120 Milyar arası para cezası(katsayıya göre belirlenir)

İki yıldan dört yıla kadar hapis cezası

Varsa iş yerlerinin bir yıldan az olmamak kaydıyla kapatılması

Aynı süre ticaretten men cezası

Marka hakkı sahibi olan kişi ölürse diğer menkul ve gayrı menkulleri ile beraber marka hakkı da varislerine geçer. Hakkın varisler üzerine tesisi için veraset ve intikal bilgisinin mahkeme evrakı ile beraber enstitüye teslimi gerekir. Bu konudaki talepleriniz için başvuru bölümüne bilgilerinizi bırakabilirsiniz.

Tescilli markanın üzerine herhangi bir tescilli olduğuna dair işaret koymak zorunluluğu yoktur. Fakat tescilli olduğunun beyan edilmesinin tecavüze yeltenecek kötü niyetli kişiler üzerinde caydırıcı etki yaratacağı için genel olarak önerilmektedir.